Sosyal Medya Fenomeni olmak
“Like, Like, Like” ağzımıza dolandı. Espri konusu oldu. İlk Facebookçıkardı. Daha sonra hayatımızın vazgeçilmez butonu haline geldi. Bütün sosyal medya kanalları Facebook’u takip etti. Artık hepsinin bir “Like” olayı var. Bakın bakiyim olmayan var mı? İlla ki benzer fonksiyonda bir düğme var hepsinde.
Ulan meğersem ne kadar çok ihtiyacımız varmış “Like” butonuna. Facebook’un “Like” sız halini hatırlayan var mı? Vallahi ben hatırlayamıyorum. Arabasız bir dünya hayal etmek gibi…
Sen “Like” ladıkça arkadaşlarının senin “Like”ladıkların ile ilham almaları ve ortaya çıkan sinerjiye tavan yaptırma oranları yükseliyor. Bir şeyin izlenmesi rating demek ama bir şeyin bir kişi tarafından “Like” edilmesi o şeyin sözcüsü, savunucusu, hatırlayıcısı olmak demek.
Bu girişti.
İmdiii. Gelelim konuya. Rivayet o ki, Facebook efendim yakında “Dislike” felan düğmesi çıkaracakmış! Ya da o da gerekliymiş felan. Söz konusu yenilik ve inovasyon ya. Hadi oradan! Ne gereği var arkadaşım “Dislike” düğmesinin? Ahanda “Youtube” da var. Ne boka yarıyor? Kötü enerjinin sinerjisini arttırmaktan başka elinize ne geçiyor? Zaten milletin ağzı torba değil büzemiyorsun. Aklına geleni yazıyor herifçioğlu orada bilip bilmeden. Bir de “Dislike” olacak “Kırmızı, kırmızı”. “Thumbs down“ın internet allegorisi. Sanal alemde kelle almalar felan…
Bir gerçek üzerinde olumsuzluğun yüceltilmesi ahmaklıktır. Beğenilmeyen bir şeyin kendi haline bırakılıp “doğal seleksiyon” ile yok olup gitmesi ise erdemli ve güzel olandır. Erdemli ve güzel olanı tecelli ettirebilmek “kemalat” alametidir. Ancak “Kem -alat” ile “Kemalat” tarih boyunca karıştırılagelmiştir.
Çirkini, kötüyü “Setr” edeceksin! Fazla dillendirmeyeceksin. Dillendirirsen yelloz olursun. Yellozluğun terfisi “Bokyedibaşılık“tır. Efendi ol! Güzeli yücelt.
Bir de abi; Sosyal Medya, Sosyal Medya…Herkes tutturmuş bir “Sosyal Medya“dır gidiyor. Ortalıkta uzman kaynıyor. Herkes uzman anasını satayım. Herkes Sosyal Medyacı. İlişki yönetici. Negoşieyşıncı felan. Peki “Sosyal Medya Ne?” hacı abi. “It’s the media that makes you social.” Bu mu? Bu cümleye yüz bin katıyor millet. Ne kadar zamanın işi bu? Nereye oturtuyorsun? Temeli nedir? İzdüşümü insanda nedir? Hangi sınıfın hareketidir? Zemini nedir? Hangi manifestoya dayanıyor bu?
Para kazandırıyor? İyi mi? İyi, iyi….
Ulan millet birbirine “Tweet” yetiştirmekten, hırsından yine aynı hataya düşüp aslından uzaklaşmakta. Tarihte her zaman yaptığı gibi aynı hataya düşmekte.(Kullü nefsin bi makesebed rahine - Her nefis kazandığına bir rehindir.) Her işini balon yapmakta uzman olan insanın Rabbi de o balonu patlatmaktan büyük zevk duyuyor.
Bugün “Like” var; yarın “Bike”.
Nedir abi bu “Pump Up The Jam”?
Buradan ekmek yiyoruz da? Sorgulamayalım mı?
Reklamlar burada gösterilir
Yorumlar